20 Ağustos 2012 Pazartesi

Meslegim, meslegin ve meslegimiz

Kendimce bir psikoloji blogum var; Psikolog gunlugu . Cok guncelledigim bir blog olmasa da Turkiye'den yeni mezun, halen okuyan, veya psikoloji secmek isteyen gencler bir sekilde beni bulup iletisime geciyorlar. Arama motorlarinda biraz arastirma yaptiktan sonra psikolog olmak, Amerika ve psikoloji, psikolog gibi kelimeleri arattiklarinda benim blogumla karsilastiklarini anladim. Zaten bu alanda cok fazla blogta yok. Kisisel gelisim bloglarini bu gruba koymuyorum. Herkesin asagi yukari tereddutleri ayni. Is bulmanin zorluklari, bir yuksek lisans programina gitmenin gerekliligi, egitim ucretlerinin pahaliligi, yurt disinda egitim almanin artilari ama gitmenin ve bir okuldan kabul almanin zorlugu gibi. Psikoloji mezunu olarak is bulmak gercekten ozellikle son 5 senede cok zorlasti. Onumuze bircok engel konuldu. Eskiden rahatlikla is bulabildigimiz ozel egitim alaninda formasyon zorunlulugu, klinik psikolog olmayanlar icin tibbi uygulama sinavi gibi aciklamasi yapilmadan onumuze surulmus bircok engel. Evet cok dogru olunan noktalar var ornegin mezun olur olmaz yetersiz bilgiyle terapistlik yapmaya calisanlar ve bunu rant haline getirenlerin onunu kesmek icin yapilmasi gerekenler var. Ama Turkiye'de yapilan uygulamalar hizlica ve deneyimsizce alinmis kararlar, ayrica uygulamasinin nasil yapilacagina dair kimsenin bir fikri yok. Diger yandan meslegini en iyi sekilde yerine getirmek isteyen yeni psikoloji mezunlari. Benim mezun oldugum donemde kendimize ozel egitim alaninda is bulabiliyorduk. Aldigimiz maasi da egitimlere yatiriyorduk. Bu sekilde kendimizi bir sekilde gelistirdik. Ama simdi yeni mezunlara hangi kapinin acik oldugundan emin degilim. Is bulamayan psikoloji mezunu hangi parayla o pahali egitimleri alipta klinik alanda birseyler basarabilecek? Yine bir dilemma ile karsi karsiya kaliyoruz. Oteki tarafta masteri zorunlu kilalim diyoruz hangi master programindan bahsediyoruz ondan da emin degilim. Sinirli sayida ogrenci alan Istanbul Universitesi mi, yoksa ucreti her yigidin harci olmayan Bilgi Universitesi mi? Odtu ve Bogazici'nden hic bahsetmiyorum cunku kendi ogrencileri disinda diger okullara kontenjanlari 1 veya 2. Bir de yurt disinda egitim alma durumu varki bazen cok vahim tablolar ortaya cikabiliyor. Herhalde su kisim her is alaninda gecerli; Amerika veya Ingiltere'ye gidip bir haftalik bir egitim alip onu hayatinin egitimi haline getirip kendini cok ozel yerlere koyan meslektaslarimin egolariyla inanin hic karsi karsiya kalmak istemem. Yurtdisinda master veya doktora yapmak bizim alanda 3-4 kat daha zordur. Bir kere Turkiye'den basvuru yapip kabul almak cok zordur. Hele de ingilizce egitim vermeyen bir okuldan mezun olduysaniz. Kabul alsaniz bile asistanlik kapmak diger bolumlerdeki kadar kolay degildir cunku genelde doktora ogrencileri asistanlik yapar bizim alanimizda. Asistanlik almadan kendi paranizla okumak zorunda kalirsiniz hos dusundum de uc asagi bes yukari Istanbul'daki ozel universitelerle ayni paraya gelir. Tek fazlasi kalma ve yasamini idare etmek icin gerekenler icin arti masraf. Okul ucretleri kafa kafaya. Ayrica sosyal bolumde yuksek lisans yapmak icin cok iyi ingilizceniz olmali konusma, yazma ve dinleme bakimindan. Dersler cogunlukla tartisma uzerinedir profesor gelip ders anlatmaz, derse giris yapar ogrenciler dersi goturur.Odevler uzun uzun yazilan "paper"lardir. Kes, yapistir odev goturemezsin, hocalar bu uckagitcilari yakalamak icin ozel bilgisayar programlari ile odevleri okurlar. Yani bu okullardan mezun olmak harbi emek, zaman, akil, arastirmaci ruh ister. Zaten okul bittiginde omrunuzden birkac yil da gitmis olur. Bu yaziyi yazmaktaki amacim bu bolumu secenlere veya sececek olanlara karsilarindaki zorluklari bir meslektas olarak aktarmaktir. Her meslegin kendince zorlugu vardir fakat bizim yasadigimiz zorluklar biraz daha spesifiktir. Ama tercih hakki verilse yine bu meslegi listemin en basina yazardim. Insanla calismak ruhu en cok doyuran seydir. Yalniz insanlar bunu cok iyi anlayacaktir.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Amerikan markalari ve gozumuzde fazla buyutmek

Moda bloglarinin artmasiyla birlikte herkes artik her turlu markadan haberdar olabiliyor. Hep ulasilamayan seyin en guzeli, en iyisi oldugu dusuncesiyle Turkiye'de olmayan gunluk giyim markalarinin fazla abartildigini dusunuyorum veya Turkiye'de olupta gereksiz paralara satiliyorlar. Tabiki arada birkac goze batan ve farkli urunleri olan marka var ama onlarda zaten ucuz magazalar grubunda sayilmazlar. Marka marka Amerikan markalari ve yorumlari;
Forever 21: Bu marka belki de New York'taki devasa magazasiyla en cok kendisinden haberdar olmamizi sagladi. Fiyatlari cok uygun($15-25), 40 dolarin uzerinde bir urun yok. Indirim zamani indirimli urun reyonunda bir alana bir bedava yapiyorlar. Urunler uzerinizde son moda gibi dursa da genelde urunler kalitesiz. Bir tshirtu ancak 2-3 ay giyebilirsiniz sonra evde giymelik kiyafetleriniz arasinda yerini alir. Ama kesinlikle gunu kurtarmak icin ihtiyaciniz olani uygun fiyata bulabilirsiniz.  
Abercrombie&Fitch: Turkiye'deki A&F cilginligini anlamamin imkani yok.Amerika'da birakin univesiteye gidenleri liseye giden cocuklarin uzerinde zor gorursunuz.Hele Hollister denen alt markasi sorfcu imajidir ve genelde ortaokul cocuklari giyer.Urunler genelde kalitelidir.Ama sezonda gereksiz pahalidir.
Gap: Ayni bunye altinda olan markalarin kalite siralamasi sudur; Banana Republic>Gap>Old Navy. Gap'ten 40 dolara birsey aldiysaniz sezonun ortasinda ayni urunu 15-20 dolara gorebilirsiniz, sezon sonu $7.99 gibi bir rakamda olabilir.Sade tarziyla yine gunluk giyimde tercih edilir. Kalitesi ehhh. Urunlerin uzerinde Made in Turkey yazisini sikca gorursunuz.Ben yaziyorsa ozellikle aliyorum cunku tekstilde uzerimize yok kanimca.
 Bath&Body Works: Iceriye girince herseyi koklama hissi veren genelde vucut bakim urunleri satan magaza. Bende kokulari alerji yapti kesinlikle kullanamiyorum.Turkiye'deki fiyatlarindan emin degilim ama outlet magazalari var ve en pahali sey outlette 4-6 dolardir. Zaten sezon sonu inanilmaz bir indirim yaparlar ve 20 dolara bir canta dolusu urunle cikabilirsiniz.
Victoria's Secret: Evet ic giyim cenneti gibi gorunse de kalitesinden suphe ettigim bir diger marka. Sutyenleri genelde kullanisli ama makinede yikadiginizda cok cabuk deforme oluyorlar. Fiyatlar sezonda genelde 29-49 dolar arasi degisiyor. Genclere yonelik pink markasi daha ucuz ve daha kalitesiz. Esofmanlari gereksiz pahali.
Juicy Couture: Kaliteli giyinmeye ozen gosteren zencilerin genelde tercih ettigi marka. Abartili yazilar ve aksesuarlari olan urunler satiyor. Urunler oldukca pahali.
Bebe: Yine genelde zencilerin tercih ettigi marka. Kesinlikle zencileri farkli bir sinifa koydugum icin degil genelde kultur olarak abartili, dar, buyuk yazili seyleri giymekten hoslandiklari icin boyle bir siniflama yaptim.Magazaya hic girmedim ama urunler cok kaliteli gozukmuyor.
Urban Outfitters, Anthropologie gibi farkli tarzilari olan markalar benim icin daha dikkat cekici ama sezonda oldukca pahalilar.
Turkiye'nin kendine has sahane markalarini bence unutmayalim; Yargici, Mavi, Mudo, Vakkorama, Koton gibi. Bence Dunya'da daha cok ses getirebilse bu markalar kesinlikle Amerikan markalarindan daha cok tercih edilirler cunku eksikleri yok fazlalari var. O yuzden ne diyoruz Yerli mali Turk'un mali, herkes onu kullanmali. Akilli alisverisler ;)




9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?

LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.

Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

Medyanin irk ve etnik gruplarla ilgili algimiza etkisi

  Hepimiz gecen gunlerde Amerika'nin Colorado eyaletinde meydana gelen sinema katliamindan muhtemelen haberderiz. Degilsekte kisaca ozetlersek; kendini Batman filmindeki Joker karakteri ile ozdeslestiren bir kisi filmin ilk gosterim gecesinde Colorado'da bir sinema salonuna girip etrafa ates acti ve 12 kisinin olmesine sebep oldu. Bu katliami yapan kisi James Holmes; 24 yasinda,beyaz ve doktora ogrencisi.  Olayin oldugu gunden itibaren hemen James'in akil sagliginin yerinde olmadigina dair yorumlar, roportajlar, uzman gorusleri ortaya cikti. Peki bu katliami yapan kisi bir zenci olsaydi, veya bir musluman acaba yine akil sagligi uzerine mi yogunlasilacakti? Yoksa zencinin bir gangster cetenin uyesi, muslumanin bir teror orgutunun bir parcasi olmasi mi daha agir basacakti? Yapilan arastirmalar medyada yapilan tarafli haberlerin ve bunun bir sonucu olarak izleyicilerin algisinin etnik ve irk acisindan farkli algilar olusturdugu yonunde. Ornegin Amerika'da yapilan bir arastima polis memurlarinin silahsiz bir zenciyi beyaza gore daha kolay vurabildiklerinden bahsediyor cunku toplumdaki algi, suc isleyen kisiler genelde siyahi tene sahip kisilerdir. Aslinda suc istatistiklerine bakildiginda beyazlar ve siyahlarin neredeyse ayni orana sahip olduklari gorulmektedir.
   Bu katliami gerceklestiren bir musluman olsaydi muhtemelen ilk olarak bir teror orgutuyle olan iliskisi arastiralacakti ve olay mansetlerde teror olarak verilecekti. Yine haftanin basinda Hindistan'in sih mezhebine mensup bir tapinaga girip 7 kisinin olduren bir beyaz Amerikali gundemdeydi. Katliam nefretle iliskilendirildi. Bu mezhebe bagli kisiler kafalarini sarikla bagliyorlar ve farkli bir goruntu sergiliyorlar. CNN'e cikan bir mensup bilerek kafasina takip televizyonda konusmak istedigini belirtti cunku insanlarin onlarin sadece dis gorunusune bakip nefret etmesinin ne kadar yanlis oldugunu kanitlamak istemisti. Bizde herkes gibi bir aile, is hayati olan insanlariz, dinimizden dolayi dis gorunusumuzun farkli olmasi bizi farkli kalmaz dedi.
   Bu yasananlar aslinda Amerikan toplumuna ozgu bir davranis degil. Simdi size Turkiye'deki birkac alt grubun ismini versem hepsine ozgu stereotipi bana soylersiniz. Laz desem, romen desem, ya da Kayserili desem. Hepimiz ayni seyleri soyleyecegiz. Belki bu onyargilar o gruba mensup kisilere veya bize su an zarar vermiyor ama Amerika'daki gibi daha tehlikeli onyargilar insanlari cok buyuk olaylarin, suclarin altinda zanli olarak birakabilir. O yuzden bir haber izlerken sadece o haberi bize dayatildigi degil farkli boyutlarda ve tarafsiz olarak gormeyi ogrenebilirsek James Holmes gibiler bu gibi bir vahsetle daha az bir cezayla kacmayi basaramaz. Sacini turuncuya boyayip, psikotik hareketler sergilemek o insanin gercekten gercekligini boyle bir katliami yapacak kadar kaybetmis oldugu anlamina gelmez.
Daha fazla arastirma icin:  Police chief magazine

7 Ağustos 2012 Salı

Amerika ve gocmenlik uzerine

    Amerika'da onumuzdeki Kasim ayinda yine baskanlik secimi olacak. Secim oncesi yine adaylar vaad yarisina girdiler. Belki de bizleri en cok ilgilendiren kisim gocmenlik ile ilgili yapilacak duzenlemeler. Soylentilere gore Amerika yesil kart ve vatandaslik surecini gocmenler icin kolaylastiracak. Aslinda eskiden oldugu gibi artik gocmenlerin  yasamak icin tercih ettikleri ilk ulke Amerika degil. Ozellikle iyi egitimli veya profesyonel meslek sahibi kisiler Amerika'nin disinda Kanada, Avusturalya gibi ulkeleri de tercihlerinin arasina koyuyorlar. Gocmenlik konusunda Amerika kadar kati olmayan bu ulkeler ekonomi olarakta Amerika gibi calkantili degiller. Bu yuzden iyi egitimli gocmenler Amerika'dan baska secenekleri de dusunuyorlar. Amerika bu durum karsisinda iyi egitimli ve ulkeye ekonomik acidan daha cok katkisi olacak gocmeni kaciriyor ve dusuk egitim duzeyli, sinirdan kacak ulkeye giren ozellikle latin ulkelerden gelen gocmenlere kapilarini acmak durumunda kaliyor. Bundan dolayi da yeni ve "garip" yasalar cikartiyor. Ornegin gectigimiz sene Texas'ta gocmenlerin belgelerini yanlarinda tasimasi gerekliligi ve polis cevirip sordugunda gostermek zorunda olmasi gibi. Bu mudahale ulkeye kacak giris yapan, kalifiye olmayan gocmene engel olmak icin yeterli degil sadece gecici bir cozum.
   Onumuzdeki 10 yil icinde Amerika'da olacak latin populasyonun ulke populasyonunun %20-25'ini kapsayacagi soylenmektedir. Peki Amerika'nin ihtiyaci olan gocmen populasyonu bu mudur? Aslina bakarsaniz Amerika bundan sonra daha da fazla gocmene ihtiyac duyacaktir. Cunku genc nufus giderek erimekte ve 2030 yilina kadar her bes Amerikali'dan birinin yasli olacagi tahmin ediliyor. Bu da beraberinde saglik sektorunde, sosyal guvenlik ve emeklilik konularinda daha verimli mudahaleleri gerektirecek. Burada yine devreye girecek olan gocmenler olacak cunku bu kadar cok yasli insanin ihtiyaclarini karsilayacak bir Amerikan populasyonu yok. Ozellikle onumuzdeki 20 yil Amerika saglik sektorunde calismak uzere cok fazla iyi egitim almis calisana ihtiyac duyacaktir. Bunun icinde gocmenlik sartlarini esnetip rakibi olan ulkelerden daha cazip gozukmek zorundadir. Tersi bir durumda ABD istedigi verimi gocmenlerden alamayacaktir ve ustune elindeki gun gectikce buyuyen latin populasyonu ile bas etmek icin garip ve yararsiz kanunlarla mesgul olacaktir.
ABD nufus bilgileri icin tikla

3 Ağustos 2012 Cuma

mezelik mantarlar (Stuffed mushrooms)

Genelde italyan restoranlarinin menulerinde olan ve ici deniz urunleriyle doldurulan mantarlar pratik bir meze olarak ozellikle sarabin yaninda cok iyi gidiyor. Ben bu tarifi farkli ic malzemesiyle yaptim, sizde kendi yaraticiliginizla farkli doldurulmus mantarlar yapabilirsiniz.

Malzemeler
15-20 adet orta boy butun seklinde mantar
3 adet kup kup dogranmis hindi fume
Iki parca kup seklinde dogranmis kozlenmis biber
Parmesan ve mozzarella peyniri (kasar peyniri de kullanilabilir)

 

Mantarlarin saplarini ve ic kismini cikarip kenara ayirin. Bu parcalari cok kucuk parcalar halinde dograyin. Bir kasenin icinde kucuk parcalar halinde dogradiginiz mantar parcalarini,hindi parcalarini, kozlenmis kirmizi biber ve peynir cesitlerini tuz, karabiber ve bir yemek kasigi zeytinyagi ile karistiriniz. Karisimi, icini bosalttiginiz mantarlarin icine doldurun. Uzerlerine biraz daha rendelenmis mozzarella peyniri serpistirin. 175-180 derecede isitilmis firinda 20 dakika kadar pisirin. Afiyet olsun!




1 Ağustos 2012 Çarşamba

Tavuk Sote

 Genellikle evde yemek yemekten yana biri oldugum icin eve cok gidip gelen olmasa da ozenerek yemek yapmaktan zevk aliyorum. Aslinda Amerika'ya tasinmadan once mutfagi bu kadar sevecegimi tahmin etmezdim. Annemin yaptiklarini izleye izleye aslinda yemek yapmayi ogrenmisim de haberim yokmus. Annem sagolsun bizi hic mutfaga sokmazdi o yuzden yapabildigim tek sey hazir pizzayi firina koyup oturup sonra da yemekti :) Aslinda bir boga burcu olarak istahima ve yemekte estetige her zaman merakliydim ama insan kendi mutfagi olana kadar pekte ilgilenmiyor yemek yapmakla. Surekli yeni lezzetler denemeyi seviyorum veya elimdeki malzemelerle deyim yerindeyse yemek uyduruyorum :) Bugun o kadar sert bir giris yapmayacagim ve evde olan malzemelerle en pratik yapilabilecek yemek olan tavuk sote ile blogumun ilk tarifine basliyorum


(Tarif iki kisiliktir)
Malzemeler:
3-4 adet orta boy tavuk gogsu
1 adet yesil, kirmizi veya sari renkte dolmalik biber
10-15 adet mantar
1 adet patates
zeytinyagi
bir kasik domates salcasi
tuz-karabiber
paprika

Teflon bir tavanin icine iki yemek kasigi zeytinyagi gezdirin ve biraz kizdirin. Once tavuklari 5 dakika kadar pisirin  daha sonra biberleri julyen seklinde dograyin. Biberin tadinin diger malzemelerin tadinin arasinda kaybolmamasi icin ben biraz iri parcalar seklinde dogruyorum. Daha sonra patatesleri kup kup dograyip ekleyin. Malzemeler diriligini kaybedene kadar ara sira karistirarak pisirin. En son yine iri taneler seklinde dogranmis mantarlari ekleyin. Mantar pistikce kuculen bir sebze oldugu icin iri dogramakta fayda var. Tuz, karabiber ve paprikayi da ekleyip birkac kez cevirin. Bir yanda bir kase sicak suyun icinde salcanizi sivi hale getirin ve salcali su karisimini malzemelerin ustunde gezdirin.Pistikce suyunu cekecegi icin ve yemeginizin biraz daha sulu olmasini istiyorsaniz bir kase daha su ekleyebilirsiniz. 10-15 dakika daha orta ateste pisirdikten sonra tavuk sotemiz hazir. Afiyet olsun-Bon appetit !!! :)